Dün yazımı yazdıktan sonra portakallı kekimi de yaptım. Çok güzel oldu. Defterime yazıp ileride de bol bol yapacağım gibi görünüyor.
Fotoğraf ise daha öncesinden. On gün kadar önce ayçöreği yapmıştım. Uzun zamandır canım istiyordu ama sıra gelmiyordu bir türlü. Evde üst üste kek yapıp hepsini tüketemeyince kalan kekleri ayçöreği yaparak değerlendirdim. Hatta çok kek kalmadığı için tarifim çok hacimli olmasa da hepsine yetmedi. Son birkaç tanesinin içine elmalı iç yaptım. Elmalı çörek olarak yedik onları da. Elmalı hali de güzeldi.
Bugün hava serin ve kapalı. Ennnnn sonundaaaaa! Çok mutluyum. Şu an enerjim o kadar yüksek ki, bana bir dayanak verseniz dünyayı oynatırım yerinden. Benim enerjimi düşüren sıcak ve nemmiş. Şimdi daha iyi anladım.
Pazar günlerini izin günüm ilan ettiğimden bahsetmiş miydim size hiç bilmiyorum. Mümkünse yemek yapmıyorum, dışarıdan söylüyoruz. Bulaşık ve çamaşır yıkanıyor, el mecbur. Bulaşık yıkamazsam mutfak ağzına kadar dolar. Çamaşır yıkamazsam da çocuğun işe giyecek kıyafeti olmayabiliyor bazen. Mutfakta her giyilen gün sonunda mutlaka kirli sepetine gittiğinden. Çok sayıda da olsa, her gün yıkansa da yedek olarak temiz bulunması iyi oluyor. Neyse, çok acil bir durum olmadıkça silme - süpürme yok. Bir de yapmam gereken değil yapmayı istediğim şeyleri yapıyorum genelde. Bu sabah oturdum beşten ona kadar kitap okudum mesela. Normalde iki saat kadar okuyup bırakıyorum, 7 - 8 gibi o gün neler yapacaksam ucundan kıyısından onlara başlıyorum.
Allende'den Maya'nın Günlüğü'nü bitirdim. Seviyorum ben Allende'yi. Bu kitabını da beğendim. Tavsiye ederim.
Kafamda dönüp duran bir sürü proje var. Her gün önce bunu yapayım, dur şunu halledeyim derken başlayamadan hep erteliyorum. Bazen başlayacak gibi oluyorum ama malzemelerim de karman çorman olduğu için bulamıyorum derken hevesim kaçıyor. Bugün onlardan birine mutlaka başlayacağım. En azından ihtiyacım olanları bir araya getirip eksikleri tespit edeceğim, evdeyse bulacak yoksa alacağım. Kararlıyım.
Bu arada dün diyordum ya, kaybolan şeyleri bulduğum abuk yerleri yazmaktan utanırım diye. Efendim, benim ekmek yaparken fırına su kullanmakta kullandığım bir kase var. Sıcağa dayanıklı, fırına uygun olduğunu bildiğimden sürekli elimin altında tutup her zaman onu kullanıyorum. Geçenlerde ekmek yapacağım, kase yok. Oraya baktım, buraya baktım. Kirlide değil derken yukarıdaki dolaptan başka kase aldım onu kullandım. Günler geçti, benim kayıp kasem her zaman koyduğum ikinci çekmeden değil, ilk çekmeceden çıktı :O). İkinci çekmeceden düşüp kırılınca ilk kullandığım, daha sağlam yerde durur buradan düşmez diye en alttaki ilk çekmeceye koymuştum :O). Ve bütün mutfağı aradığım halde, orada olmaz diye o çekmeceye hiç bakmamıştım bile.
Yine görüşmek üzere.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder