Bugün blogumun doğum günü. Yıllar önce, yani aslında tam 21 yıl önce, yine çok sıcak bir 28 Temmuz günü "Kimse olmasa da en azından ablam, abim ve eşim okuyacaktır. Eh şimdilik bu da bana yeter. Sevgilerimle…" diyerek bitirmişim ilk yazımı.
24 yaşındaymışım. Atahan'ın şimdiki yaşından küçük, çocukmuşum neredeyse. Artık koskoca 46 yaşındaki bir kadınım :O).
Atahan 4 yaşındaymış sadece. İlk yazılarımın on senesi arşivde, ben ulaşabiliyorum ama siz göremiyorsunuz. Ama ben size söyleyeyim. Elinden tutup her yere götürüyordum onu. Size de onu ve onunla yaptıklarımızı anlatıyordum. Şimdi 25 yaşında ve çok anlatamıyorum artık. Kızabilir bana diye çekiniyorum :).
Hayatımda ablam, abim, kocam varmış. Kimse okumasa onlar okur demişim ama Şimdi biri öldü, biri beni reddetti, biri de yazılarımı okumuyor artık. Ben bir yerlerde tek yazıya denk gelip kime ne olmuş anlayamadığımda çok sinir olduğum için yeni takipçiler ya da sadece bu yazıyı okumuş olanlar için açıklama ekleyim, eskiler zaten biliyor bunları, isterlerse geçebilir.
Ablam 2022'de kanserden vefat etti.
Abim, 2024'te annemin babam öldükten sonra yaptığı sevgilisine karşı çıkmadığım için oğlum dahil tüm aileyle görüşmeyi kesti.
Kocam hem sağ hem de hala kocam ama artık yazılarım ilgisini çekmiyor galiba :O). Ay yok, bu da çok sert oldu. Beni çok seviyor ama yazılarımı sevmiyor desem. Okumuyor ki, sevmeme durumu değil okumama durumu var. Ay, hem hala büyük aşkla beni seviyormuş gibi hem de en büyük destekçimmiş gibi falan nasıl diyeceğimi bilemedim. Şöyle diyeyim, zorlarsam ve zorbalarsam okur :O). İyi bir dırdır sonucunda elde edemeyeceğimiz hiçbir şey yok sevgili hemcinslerim, vazgeçmeyelim :O). Yine de pek olmadı galiba ama olsun.
İlk yazmaya başladığımda 5 senelik evliydik şimdi 26 senelik evliyiz. Adam canlı canlı beni yaşıyor 26 senedir, yazılarımı ne yapsın. Öpüyorum buradan kendisini.
"Şimdi biri öldü, biri beni reddetti, biri de yazılarımı okumuyor artık." cümlesi, ilgi, empati, aaa canıııım diyeceğiniz cümleydi. Açıklamaya dalıp o kısmını yeterince vurgulayamadım. Yoruma koşup "biz varız, biz okuyoruz, yalnız değilsin" falan yazın lütfen. Ya da İnstagram gönderilerindeki gibi anket yapıp sizi yorum yazmaya kışkırtacak cümleler mi yazsam direkt? Beceremiyorum da öyle şeyleri:
Sizin de biri ölen, biri sizi reddeden, biri de artık sizi okumayan üç sevdiğiniz varsa yorum yazın! Tam böyle değildi bu iş galiba. Bir daha deniyorum, Siz de benim gibi "Şu dünyada yapayalnız kaldım!" diyorsanız yorumlarda buluşalım! Biraz daha büyük vermem gerekiyor duyguları. İkincisi daha iyi oldu gibi. Neyse, o trendin modası geçecek neredeyse ben daha yeni öğreniyorum ama olsun. Geç olsun güç olmasın.
İlk başladığımda okuyordum, ev kadınıydım. Çanakkale'deydim. Sonra okul bitti, İstanbul'a geldik. Çalıştım. İstifa ettim derken ilk günle aynı olan tek şey şimdi yine ev kadını olmam :O).
21 sene olmuş! Beraber geçirdiğimiz yirmi bir yıl... Benimle sevindiniz, üzüldünüz, yas tuttunuz. Birlikte güldük, birlikte ağladık. Arada tanıştığım okuyucularım oldu. Yine olsa yine tanışırım bu arada. Çok da mutlu olurum. Yolunuz bu taraflara düşerse haber verin. Ciddiyim bak, beklerim yani. Yaş aldım, kilo da aldım son zamanlarda ama özümde ben hala aynıyım. Hiç değişmedim. Görüşsek büyük ihtimalle aynı yazılarındaki gibisin dersiniz.
Geçenlerde Atahan duş alıyordu. Gittim ben de banyonun önüne yattım. Bayılmışım ya da ölmüşüm gibi. Çıksın bir şaşırsın istedim. Kalk anne yerden dedi, sen yapınca normal oluyor böyle şeyler.
Söz, size böyle şeyler de yapmam. İnsan içinde normal davranıyorum genelde. Sevdiklerimle baş başayken yapıyorum ne yapacaksam :O).
Yine görüşmek üzere.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder