Bu sabah uyandığımda dışarısı bembeyazdı. İnce ince ama yoğun bir şekilde de yağmaya devam ediyordu. Atahan'ın iş yeri uzak ve ters, o nasıl gidecek nasıl dönecek diye dertlenirken karın keyfine fazla varamadım. Güzergahtaki tüm yolları, canlı kameraları, Büyükçekmece'den ve civarından atılan anlık - son dakika hesaplarındaki tüm durumları inceledim. Navigasyondan yol açık mı diye baktım. Genelde ana yollar açıktı ama bizim evin önü gibi ara yollar kapalıydı. Dokuz buçuk gibi dayanamadım Atahan'ı uyandırdım (Mesaisi 15.00 - 23.00 olduğundan geç yatıp geç kalkıyor.). Toplanıp en tehlikesiz şekilde nasıl gidilir, şu yol mu bu yol mu diye istişare yaptık. Kahvaltıyı hazırlamaya başladım. Ettik. Daha biz sofradan kalkmadan kar durmuştu, yerdeki tüm kar da eriyip gitmişti :O). İçim rahatladı en azından, durup durup kar yağıyor mu diye camdan bakmaktan da kurtuldum.
Kargoya da gitmem gerekiyordu bugün. Tabi pazartesi yoğunluğu da olduğundan on kişilik bir işlem sırasının on birinci kişisi olarak beklemeye başladım. Gişe önünde ikinci sırada bekleyen teyze dikkatimi çekti. Onu izledim biraz çaktırmadan. O arada sıra ona geldi. Doğum tarihini söyledi "teyze" ve benden bir yaş küçük olduğunu gördüm. 81'liymiş! Ona teyze diyorsak bana bir ayağı çukurda dememiz lazım! Ama ya valla bak, hayatımda bu kadar "teyze" görünüşlü bir kadın görmedim ben. Tam tarif edemiyorum, yandan gördüm çünkü, yüzünü falan tam görmedim ama davranışları bildiğin bir "yaşlı" davranışıydı. Yaptığı tek şey de artık ne ödüyorsa, onun kodunu / abone numarasını ardından doğum tarihini söyleyip parasını vermekti. Kendi kendime çok güldüm. Kameraları izliyorlarsa, bugün melul melul sırasını beklerken birden, durup dururken ve aniden yüzü gülmeye başlayan kişi bendim :O). Önce bir ufal da cebime gir Burcu dedim kendime. Kadın senden küçükmüş, neyin "teyze"si, abartma dedim. Sonra bir ona baktım, bir kendime. E çünkü doğal olarak o teyzeyse ben hayli hayli teyzeydim :O). Ama gerçekten, iki gözüm önüme aksın ki, ben hiç "teyze" gibi durmuyorum. Kendime genç demek için demiyorum, tipim teyze tipi değil. O "teyze" gittikten sonra da çok sıra bekledim, o arada da düşünüp durdum. Bu da ayrı bir duruş mu diyeyim, tipoloji mi diyeyim, bilmiyorum ama o bende yok, o kardeşte ise fazlasıyla vardı :).
Yine görüşmek üzere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder