2 Ağustos 2026

Ağustosun İkisi - 2026

    Şu an size, uzun zamandır ertelediğim bir işi bitirmiş olmanın haklı gururuyla yazıyorum.  

       Efendim, ben bu sabah mutfak camımı sildim ve tülünü yıkadım. Tülü yıkamak değil de, özellikle camı silmek o kadar gözümde büyüyordu ki anlatamam. 

    Son iki aydır kendimi sürekli ikna etmeye çalışıyordum camı silmek için. Şu an titiz ev kadınlarımızın "Neee, iki ay mı? Camları iki aydır silmiyor muymuş! Ne rezillik1" dediğini de duyar gibiyim. Onlara sadece şunu demek istiyorum, ikna sürem iki ay. Asıl silmediğim süreyi söylesem şak diye düşer bayılırsınız. O yüzden söylemiyorum :O). 

    Neyse efendim, o kadar gözümde büyüyor, o kadar canım istemiyordu ki, hani oldu da ölecek falan olsaydım "Oh be! Ölüyorum, camları silmekten kurtuldum" derdim :O). 

    Ama baktım ki ölmüyorum ve artık neredeyse dışarıyı göremeyeceğiz el mahkum diyerek sonunda sildim. 

    Gözümde büyüttüğüm kadar varmış. Çok sıkıldım silerken, yoruldum, nefret ettim. Bitsin bir an önce istedim. 

    Bitince de çok güzel, pırıl pırıl oldu, çok hoşuma gitti. Bakmaya doyamadım. 

    Ama şu an yine olsa yine silmek istemem. Bundan sonra hep böyle ayna gibi olsun, ne güzel desem de, pratikte benim onları tekrar silmem yine son raddede olacak büyük ihtimalle :O). Ne yani, Allah'ın bildiğini kuldan mı saklayacağım, gerçek bu. 

    Yine görüşmek üzere.