8 Mayıs 2026

MAYISIN SEKİZİ - 2026 / CUMA

 Buralara pek uğramadım son zamanlarda çünkü pasta ve kek yapmakla meşguldüm :O). Size hiç kimsenin asla söylemeyeceği üç mutfak sırrı vereceğim. İyi dinleyin:

1. Evde profesyonel pasta olayı çok zevkli, çok güzel, leziz sonuçlar ortaya çıkarmak falan çok havalı ama her maceramda en az üç makine bulaşık çıkıyor. Bütün o pişirme yorgunluğunun üzerine bir de yıka, yerleştir derken kalan tüm pilimi bitiriyor. Bir süre bir şey yapasım gelmiyor. Geçen yazılarımdan birinde aşçılık - şeflik çok zor demiştim, tamam hala aynı fikirdeyim doğru çok zor ama onlar çıkardıkları tüm bulaşıkları bulaşıkçıya teslim ediyorlar, o yüzden benden 10 - 0 öndeler :).

2- Bir gün bir şekilde keklerinizde falan toz vanilin yerine vanilya özütü kullanırsanız, sakın ola ki "vanilya tatlıdır, tatlılarda kullanılır zaten, tadı da güzeldir" diyerek o özütü yalamayın. Kolonya yalamakla eş değer oluyor. Benden söylemesi. 

3- Böyle filmlerde, videolarda pastacı şefler dönen stantta pastayı vın diye döndürüp 3 saniyede pürüzsüz bir kaplama yapıyorlar ya, o iş öyle değil :). Onlarınki el alışkanlığı, profesyonellik, ustalık. İlk yapışta o sonucu elde etmek de çok zor :). Yarım saatten fazla uğraştım yine de öyle pürüzsüz yapamadım (Zamanla yapabileceğime ve o el alışkanlığını kazanabileceğime dair umutlarım devam ediyor).


Gelelim fotoğraftaki pastaya. Ben ilk iki katlı basit pastamı ve üç fudge browniemi yaptıktan sonra yabancı bir sitede fotoğrafta çıktısını gördüğünüz pastayı gördüm ve vuruldum. Sünger kek, arasına tuzlu karamel dolgu, kaplama olarak İsviçre mereng kreması ve üzerine süsleme olarak çikolatalı ganajdan oluşan katmanlı bir pastaydı. Benim seviyemin biraz üzerinde tekniklerdi ama daha henüz acemi bir çırağım demeden direkt giriştim. Sonuçta tadı süper, yiyenlerin bayıldığı, fotoğraftakine oldukça benzer ama tabi ki acemiliğimin de belli olduğu pastamı, kendi seviyem açısından, başarıyla yaptım. Sadece ve sadece atladığım en önemli konu şuydu ki tarif orijinal Amerikan versiyonuydu ve onların damak tadı bize göre daha bol şekerli, hatta şeker komasına sokacak miktarda şekerli pastalara yönelik. Bizim pastalarımız daha hafif oluyor. Biraz şekeri azaltsaydım belki daha iyi olacaktı ama ilk yapışım olduğu için açıkçası tarifteki malzemelerle oynamaya da çekindim. O yüzden yoğun şekerli bir pasta yedik ama güzeldi. 

   

Ardından ikinci denemem de Devil's Food Cake oldu. Şeytanın yiyeceği kek olarak çevirebiliriz ama nemli yoğun çikolatalı pasta / kek demek daha doğru olur. Türkiye'de de orijinal ismiyle geçen bir tarif büyük ihtimalle zaten. Doğrusunu bilen varsa yazsın, ben evde pasta yapan bir ev kadınıyım sadece, profesyonel mutfak kısmına hakim değilim :O). Neyse, kokusu daha pişerken beni benden aldı. Yemesi ayrı keyifliydi. Favori tarifim olmaya aday diyebilirim. Bu pasta bağlamında şunu da söylemek istiyorum, mutfakta her türlü yapma - bekleme - pişirme süresine sabrım var günlerce sürse de sorun değil ama yaptıktan sonraki dinlendirme süreleri beni çok zorluyor. Hemen yiyip tadına bakmak istiyorum. İyi ama hemen yiyince o tat daha oturmamış oluyor ve aslında hakkını tam vermiyor. Bu keki de beklemeden yiyince "Çok hayal ettiğim gibi değilmiş." diye düşündüğümü, kıvamını bulduğunda ise ayrı bir güzel olduğunu söyleyebilirim. 

  Bunlar dışında ekmek yapmaya da devam ediyorum. Normal beyaz ekmek, tam buğday ekmeği ve ekşi mayalı ekmek çeşitlerini yapıyorum düzenli olarak. İçlerinde en çok sevdiğimin ekşi mayalı ekmek olduğuna karar verdim. Kocam beyaz ekmek, Atahan hepsini seviyor. Kocama yapmak veya hediye vermek için beyaz ekmek yapacağım. Kendim içinse düzenli olarak ekşi mayalı ekmek yapacağım bundan sonra. Biraz emek istiyor ama o emeğe fazlasıyla değiyor.

    Görüşmek üzere.