12 Eylül 2013

VI- JANE EYRE / CHARLOTTE BRONTE

Normalde ödünç kitap almayı sevmem. Sahip olmayı tercih ederim. Çünkü okuduktan sonra işim bitmez onlarla. Kitaplığımda olmalarını isterim. Çok sevdiklerimi tekrar tekrar okurum. Canım sıkkınken düzenlerim, rahatlarım.Sergilerim kitaplarımı. Övünürüm onlarla. Kitaplıklarımın karşısına geçip izlerim. İzlerken okuduğum kitapları düşünürüm. Şunu tekrar okusam derim, bunun sonunu hiç hatırlamadığı fark ederim... Okuma kısmı kadar, onlarla ilgilenme kısmı da terapidir benim için...

Ama Jane Eyre'yi kütüphaneden aldım. Bende zaten başka bir basımı vardı, başka bir yayın evinden.  Çok incelemeden almış, Bronte nasılsa iyidir diye düşünmüş ama hata yapmıştım. Çevirisini fazla beğenmedim. İzne çıkmadan önce kitap almaya fırsatım olmayınca ama kütüphaneye yolum düşünce tatilde iyi gider diye C. Bronte'yi tercih ettim. Hem de bu basımı da incelemiş olurum diye düşündüm. 

J. Eyre'yi keyifle okudum. Okurken sürekli bizim Çalıkuşu'nu hatırlattı bana. Neredeyse aynı hayat hikayeleri. Çalıkuşu da Jane gibi öksüz - yetim. Gerçi Çalıkuşu seviliyor teyzeleri tarafından ama Jane'i yengesi hiç sevmiyor. Neyse, ikisi de yatılı okula gidiyor. İkisi de zorda kalınca mürebbiyelik yapıyor. Gerçi Jane zorda kalmaktan değil biraz da değişiklik istediğinden yapıyor diyelim. İkisi de sevdikleri adam tarafından aldatılıp evden kaçıyor. Çalıkuşu ücra Anadolu köylerine sığınıyor, Jane de İngiltere kırına. En sonunda, çeşitli zorluklar çekip, badireler atlattıktan sonra, ikisi de sevdikleri adama kavuşuyorlar. 

Jane Eyre bir klasik. Önemli bir roman. Romantik ve feminist. Gerçi Bronte'nin kitabı yazdığı 1847 yılında feminizm diye bir kavramın var olduğunu zannetmiyorum ama feminizm icat olunduktan sonra böyle adlandırıldı en azından. 

Sonuçta, mutlaka okuyun. 19. yy'da kadından tek beklenenin bir kenarda oturup el işleri yapmak olduğunu düşünerek okuyun. Düşünmesine ve fikir üretmesine ihtiyaç duyulmadığını  ve kendisinden sadece arada bir kaç güzel, hoş söz söylemesi beklenildiğini aklınızda tutun. O dönemde bir kadın olarak Charlotte kitabını bastıramayacağından, erkek takma adı kullanarak kitabını bastırtabildiğini bilin. Jane'in gittiği yatılı okulun C. Bronte'nin kendi gittiği okuldan esinlenerek yaratıldığını unutmayın. 

Bir de yazıyı yazmadan önce internetten araştırma yaparken Geniş, Geniş Bir Deniz adlı bir kitaba rastladım.  Jean Rhys yazmış. Daha önce hiç duymamıştım ben. Mr. Rochester'in deli karısı Bertha ile olan ilişkisini irdeleyen bir kitap diyebiliriz. Ayrıntılı bilgi için link vereceğim. Ben en kısa zamanda bu kitabı da okuyacağım. İlgimi çekti...

http://bikahvebikitap.blogspot.com/2013/07/genis-genis-bir-deniz-jean-rhys.html

2 yorum:

dory dedi ki...

Geniş Geniş Bir Deniz'i ben çoook yıllar önce okumuştum ve çok sevmiştim. Deli diye dışlanan, sonu mutlu biten romantik bir hikayenin figüranı olan o kadının hikayesi insanın içine işliyor.

Burcu-Mutfak Camı dedi ki...

Dory, daha alamadım ama okunacak kitaplar listemin en başına ekledim ben de...