17 Haziran 2026

COLOMBA PASQUALE - Haziranın On Yedisi - 2026


 Ah o kokuyu size paket yapıp gönderebilseydim keşke. Bu kadar mı güzel, bu kadar mı baştan çıkarıcı, bu kadar mı mis gibi olur! Colomba Pasquale dört günlük maratonun ardından az önce pişti. Klasik ekşi mayalı tarifi yaptım. Felicita'dan bahsetmiştim size zaten. Dört gündür önce mayayı, sonra hamuru adım adım takip ettim, her şeyi ölçtüm ki mutfağımın genelde 26 derece civarında olduğunu biliyorum artık mesela :O). Dün 1. aşama için 40 dakika hamur yoğurdum. Bu sabah dakikalarca güvercin şekilli kalıp yapayım diye uğraştım (ama olmadı :O)). Çok emek ve zaman harcadım ama kesinlikle değdi. Bu koku yine tüm evi sarsın diye yine olsa yine yaparım!

  Görüşmek üzere...

15 Haziran 2026

ÇİÇEK KURABİYELER - Haziranın On Beşi - 2026



    Dün Instagram'da gezinirken fotoğrafta adını da gördüğünüz hesaba rastladım. Tablo gibi, muhteşem kurabiyeler yapmış. Çok hoşuma gitti ve ilk fırsatta denemeye karar verdim. Tabii bu kadar ince ayrıntıları verebilmek için çeşitli aletlere, renkler için gıda boyalarına ve muazzam bir el becerisine ihtiyacım vardı :). Şimdiye kadar hamurla hiç şekillendirme çalışmamıştım. 
   Gidip  tüm malzemeleri almadan önce, bir bakayım, bunu yapmayı sevecek miyim yoksa sıkılacak mıyım diye düşündüm. Ayrıca şimdiye kadar yaptığım tüm kurabiyelerde amacım kabarmalarıyken bunları şekillerini bozmadan pişirip pişiremeyeceğimi de merak ettim. 


 Bugün gıda boyası yerine kakaoyla renklendirdiğim hamurumla ilk denememi yaptım. Yapması çok keyifliymiş. Hamurla ilgili bir iki noktayı geliştirmem gerektiğini düşünüyorum. Şekillendirme için de sıkı bir çalışmaya ihtiyacım var ama hemen olmasa da fırsat buldukça pratik yapmaya devam edeceğim. Artık normal kurabiye yerine hep tablo gibi kurabiyeler pişirmeye uğraşacağım. 

     Bunun dışında bütün gün, gözüm bir yandan da Felicita'nın üzerindeydi. Besledim ve adım adım kabarmasını takip ettim. Belli noktalarda notlar aldım. Her gün daha da gelişiyor ama henüz tam olarak hazır değil gibi, o yüzden acele etmiyorum. 

  Yaş maya da, kuru maya da kullansam önden onları az miktarda ılık su ve şekerle bir eritiyorum. Geçenlerde de hazır mayadan hem normal ekmek hem tam buğday ekmeği yapacaktım. Tezgaha yan yana koydum kaselerimi, şeker ekledim, suyun sıcaklığını kontrol edip döktüm. Masada iki ayrı yoğurma kabımı hazırlamıştım. Un, su, zeytinyağı, tuz hepsini ölçtüm biçtim. Normalde hamur kıvamını aldığı anda yoğurmayı kesiyorum, uzun uzun yoğurmaktan canım sıkılıyor ama bu sefer çok özendim. İkisini de yoğurdukça yoğurdum. Üstlerini örttüm. İlk mayalandırma için (henüz çalışmayan) fırının içine koydum. Fırının kapağını kapatıp arkamı döndüm ki, tezgahta mayalar bana bakıyor :O). Pofur pofur da kabarmışlar. Onları koymayı unutmuşum. Çok güldüm kendi şaşkınlığıma. Ekmekleri geri çıkardım. Mayaları ekleyip tekrar yoğurdum. Hala daha da aklıma geldikçe gülüyorum, her ekmek yapışımda da mayayı koyup koymadığımı özellikle kontrol ediyorum.
  Yine görüşmek üzere.

14 Haziran 2026

PORTAKAL KABUĞU ŞEKERLEMESİ - Haziranın On Dördü - 2026


  Denemek istediğim bir tarif var. Zorluk derecesi en yüksek seviyede. Ekşi mayayla yapılıyor ama yapmaya başlamadan mayayı biraz güçlendirmek, sık aralıklarla beslemek gerekiyor. Adı kek olarak geçen ama aslında ekmek olan bir tarif. Onun hazırlıklarına başladım. İçine koyacağım portakal kabuğu şekerlemelerini dün yaptım. Bugün de mayamı güçlendirmeye başladım. Düzenli takip edip yeterli kabarmaya ulaştığında tekrar besleyeceğim. Bir iki güne mayam tamamen hazır olur diye tahmin ediyorum. Yapım aşamasında da uzun aralıklı bekleme süreleri var. Başarıp başaramayacağımı ise hiç bilmiyorum. Sonuç ne olursa olsun mutlaka sizinle paylaşacağım. 
  Bu arada Puduhepa'mı (ekşi mayam), normal un ve tam buğday unu karışımıyla besliyordum. Bu tarif sebebiyle ona bir kardeş yaptım :O). Güçlendirilmiş mayamı sadece özel proteinli, baklavalık, beyaz unla besliyorum. Onun adı da Felicita. Kardeş mayamın adı İtalyanca çünkü yapacağım tarif de İtalyan paskalya keki Colomba. 
  Bunun dışında Off Campus serisini okumuştum. Beş kitaplık, gençlere hitap eden, eğlenceli bir seri. Dizisi çıkmış, onu da izledim. Kitaplar daha güzeldi ama dizi de eğlenceliydi. Şimdi Kralkatili Güncesi'ni tekrar okumaya başladım. 8 sene olmuş okuyalı ve neredeyse her şeyini unutmuşum. Arada böyle tekrarlamak iyi oluyor. 
 Tekrar görüşmek üzere.

11 Haziran 2026

HAZİRANIN ON BİRİ - 2026



    Geçen gün oğlumla kocam hep evde olduğumu söyledi. Evdeyim ama yapacak şeyim çok ve zaman bana yetmiyor aslında. Ayda bir gezilerime devam ediyorum. İşim oldukça dışarı çıkıyorum. Fırsat buldukça arkadaşlarımla görüşüyorum, görüşemesek de mesajlaşıyoruz, konuşup haberleşiyoruz. Bunlar da bana yetiyor ama onlara yetmemiş demek ki :O). Annem dernek üyeleriyle göl kenarında balık yemeye gideceklerini söyleyip beni de davet edince, gideyim bakalım, ne varmış bu dışarıda, biraz başka insanlarla da sosyalleşeyim dedim. Yakın bir yer, öğlen gidip akşam dönecekler, yormaz - bıktırmaz, daha önce gittiğim sevdiğim bir mekan ve annemin arkadaşları da tanıdığım kişiler diye düşündüm. Dün gittik, iyi mi oldu kötü mü oldu bilemedim. Şöyle ki, balıklar güzeldi ama daha önceki gidişlerimle kıyaslarsam bir tık kötüydü. Nefisten, iyiye düşmüş gibi düşünün. Göl kenarı, doğa, kuşlar, ağaçların hışırtısı, rüzgar estikçe sazların sesi muhteşemdi. Ben de öğlen gidip yemek yiyip biraz oturulup dönülür diye düşünmüştüm ya,  bizimkiler bir süre sonra müzik açıp oynamaya başladılar ve akşama kadar orada oturduk. Oynadılar, arada söylediler, sonra yine oynadılar. Eğer ben de oynayan takımdan olsaydım büyük ihtimalle az bile kaldık derdim ama son üç saatimiz bana hiç geçmedi :O).. Ve dönüşte akşam trafiğine kaldık. Eve geldiğimde sanki günlerdir geziyormuşçasına yorgundum. Yolda bir de baş ağrısı başladı hafiften. Gelince ilaç içtim yattım, sabaha kadar uyumuşum. Yani 3 - 4 saatlik gezi gözüyle baktığım olay benim 24 saatimi aldı. Birlikte gittiğim insanların yaş ortalaması 60 yaş üzeriydi ve sürekli böyle geziyorlar. Buna nasıl dayanıyorlar aklım almıyor :O) Bu arada yol arkadaşım vardı bir tane, önceden uzaktan tanıyordum. Dün daha çok görüşebildik ve hafif eksantrik olduğunu anladım. Öyle olması kötü değil, bayılırım ilginç kişilere ama onda fazlasıyla kendimi gördüm. 68 yaşındaymış, kesinlikle de göstermiyor, çok da tatlı ama bildiğin benim 22 sene sonraki halim gibiydi. Hatta ben ondan daha beter de olabilirim o yaşımda. Onunla bir gün geçirmek geleceğe yolculuk gibi bir şey oldu :O) Laf aramızda bazen de merak ediyordum benim arkadaşım olmak nasıl bir şey, ailem bazen beni neden hiç anlamıyor ve neden bazen bana çooook normal gelen şeyler onlara değişik gelebiliyor diye. Bütün bir gün ikinci bir Burcu'yla gezince tüm sorularımın cevaplarını almış oldum!

  Yine görüşmek üzere.

8 Haziran 2026

Haziranın Sekizi - 2026

   Bir ay olmuş görüşmeyeli. Bir ayda hem çok şey yaptım hem de hiçbir şey yapmadım, bıraktığınız gibiyim:)

 Çok çok kitap okudum. Eskilerden, yenilerden. Alıp bir kenara koyup okumadıklarımı seçiyorum genelde bugünlerde ama tekrar okumak istediklerim de arada gözüme çarpınca onları da es geçmiyorum.

  Absürt postapokaliptik bir hikaye yazmaya başladım. Bitirdiğimde belki sizlerle de paylaşabilirim. Yazarken çok eğlenip keyif alıyorum ama ilk defa böyle bir şey yaptığımdan sonucun ne olacağını hiç bilemiyorum. 

 Bunun dışında profesyonel mutfak öğrenme çalışmalarım kapsamında bir Lotuslu Çizkek yaptım. Bol bol da fudge brownie. Fotoğraflarını görüyorsunuz. 

  




İncık cıncık şeyler aldım sanki evde az varmış gibi :O) 



işte dediğim gibi hep aynıyım aslında yeni peki bir şey yok. Daha sık uğramaya çalışacağım. Görüşmek üzere...