28 Eylül 2026

28 Eylül 2026 - Pazartesi

   

    Elma ekşi mayamı kurdum. Adı Arkadaş. Çünkü mayamı kurduğum elmayı cenazeye Demirköy'e gittiğimizde annemin çocukluk arkadaşı bahçesinden toplayıp getirdi. 
    Grawpi kavanozlarımın sayısını da dokuzdan üçe indirdim. Her ekmek yaptığımda atık mayayla da kurabiye ya da poğaça yapıp o kavanozu bitiriyorum. Geçen gün kocam uyandığında ev fırın gibi kokuyor demişti. Çok algılayamamıştım. Ben mutfakta olduğumdan kokuya alışmışım meğerse. Başka bir gün ekmek pişerken çamaşır atayım makineye dedim. Mutfağa dönerken bilmesem, ev benim evim olmasa, mutfağa değil de ekmek fırınına giriyorum zannederdim. Kocamın dediği gibi aynı bir fırın kokusu mevcuttu. Çok hoşuma gitti. Evin böyle kokmasına da ayrıca mutlu oldum. 
    Cenazeye giderken parmak hesabı yaptım. Gezmelerimiz kaçtır bilmiyorum ama tam sekizinci keredir bir cenaze için gidiyorduk Demirköy'e. Bir daha biri ölürse gitmeden cebime kurdeleli altın atacağım. Yengem tekrar düğüne gelmediğin için kırgınım sana deyip, kuzenim tavır yaparsa mezarlığın ortasında çıkarıp asacağım hediyemi. 
    Yoksa son beş senedir sadece dayımın ve teyzemin cenazesinde gördüğüm yengemin ve kuzenimin bana gerçekten düğüne gitmediğim için kırılmış olacağını düşünemiyorum pek nedense. Bu kadar yakınsak benim niye bu duygusal bağdan haberim yok? 
    Bunu teyzemi gömdükten hemen sonra söylemesi de ayrı bir absürtlük. Ben düğüne gitmedim başka bir sürü sebep dışında canım da istemedi. İyi de olmuş. Yengeme kuzenimin bir dahaki düğününe (2. koca falan olursa ancak tabi) gelirim inşallah diyecektim ama o bana cenazede sitem etmeye beis görmese de ben laf söylemeye utandım. Gönlünü alayım dedim ayrı bir triple karşılaştım. 
    Bunlar hep "aman kalp kırmayım" ve "yeri ve zamanı değil" kibarlıklarımdan oluyor. Ben müsait bir zamanda evlerine gideriz ya da buluşuruz, hediyemi takdim ederim diye düşünüyordum ama vazgeçtim. Eve falan gitmeye, uğraşmaya gerek yok. Hediyemi hazırlayacağım, bir dahaki cenazede sitem ettiğinde çıkarıp mezarlıkta takacağım. 
    Sonra adım huysuza, yabaniye çıkıyor ama kimse de sormuyor sen neden böyle oldun diye!
    Yine görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder