Bugün ilk pazartesi sendromumu da yaşadım, herkese hayırlı uğurlu olsun :O) Hiç canım istemedi çalışmak, aksi gibi de çok yoğunduk, yüz hasta geldi gün içinde. Nefes almaya vaktimiz yoktu... Bir de ben hala deneme süresi içindeyim, şu kağıtlarım da yapılsa motivasyonum artacak, yapılmadıkça hala daha kendimi oraya ait hissedemiyorum. Misafirmişim gibi geliyor :O) Çıkıp gitsem kimse bir şey diyemez ya da karışamaz gibi çünkü kağıt üzerinde hiçbir yerde adım geçmiyor. Doktorun odası klimalı ama bizim durduğumuz koridor sıcak, bir ara öğleden sonra sıcaktan, bir ağırlık çöktü üzerime, bir rehavet bastırdı. Zaten canım istemiyordu çalışmak, tam oldu...
Bir çok şeyi öğrendim ama daha bilmediğim bir sürü şey de var. Onları da yavaş yavaş öğreniyorum, aslında bugün daha beşinci iş günümdü ama ben biraz sabırsızım herhalde, her şeyi hemen öğrenmek istiyorum. Bilmediğim şeyler ortaya çıkınca da üzülüyorum. Olaya hakim olmak istiyorum, bilmiyorum demek ağır geliyor. Ortopedi çok yoğun olduğundan her şeyi öğretmeye de herkesin fırsatı olmuyor. Mümkün olduğunca soruyorum bilmediğim işlemleri ben yapayım da öğreneyim istiyorum. Bir yandan da yanlış yapmaktan korkuyorum bazen çünkü benim eksik bıraktığım ya da yanlış yaptığım bir evrak yüzünden hasta tekrar hastaneye gelsin, ilacını alamasın, raporunu kullanamasın istemiyorum. Bazen hasta soruyor mesela, tamam mı bu reçete şimdi, gidip ilacımı alabilir miyim, diye. Çaktırmadan soruyorum ben de, tamam olması gerek ama sizin gözünüze çarpan bir eksik mi var, diye :O) Yok, deyince, güya gösteriyorum, işte mührü tamam, imzalamış doktor bey, adınız ve protokol numaranız yazıyor, eksiği yok diye, böylece kendim de kontrol etmiş oluyorum tekrar :O)
Aslında, işin en yorucu ve bıktırıcı kısmı her gün sayısı yüzü bulan ya da yetmiş-seksenden aşağıya düşmeyen kişiye dert anlatmak, tek tek ilgilenmek, yardımcı olmak ama o bana zor gelmiyor nedense... En çok sevdiğim kısmı bu hatta, yardımcı olmak, yüzlerini güldürmek. Bu benim işim, ben bunun için para alacağım ileride inşallah ama onların teşekkürleri, minnettarlıklarını dile getirmeleri hoşuma gidiyor.
Biraz da şu hassiyeti bir kenara bırakabilsem daha iyi olacak. Biraz daha rahat olmalıyım belki de. Alacağım parayı sonuna kadar hak etmeliyim duygusu ağır basıyor bende. Yapamadığım şeyler, bilemediğim işlemler olduğunda da işimin hakkını veremediğim için rahatsız oluyorum.
Günden güne iyiye gidiyor aslında her şey. Bunu kendime arada hatırlatmalıyım...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
8 yorum:
SEVGİLİ BURCU, İŞİN HAYIRLI UĞURLU OLSUN, İNŞALLAH ÇOK MUTLU OLURSUN İŞ YERİNDE, ÇÜNKÜ TÜM GÜNÜMÜZ BURDA GEÇİYOR, İNSANIN AYAKLARI GERİ GERİ GİDİNCE ÇOK ZOR OLUYOR. İŞYERİNDE KENDİNE SÜRE VER MESELA 1 AY, O BİR AYIN SONUNDA EMİN OL Kİ 40 YILDIR ORADA ÇALIŞIYOR GİBİ HİSSEDECEKSİN, BEN ÇOK İŞ DEĞİŞTİRDİM VE KENDİ MESLEĞİMİ YAPIYORUM ONA RAĞMEN HER YENİ İŞİMDE EN AZINDAN FİRMAYI TANIMAK, İNSANLARI TANIMAK, İŞLEYİŞİ GÖRMEK VAKİT ALIYOR.
tEKRAR HAYIRLI OLSUN, MADDİ MANEVİ ÇOK MUTLU ETSİN İŞİN SENİ:)
beşinci iş gününde çalışmayı istememek....!!!
Adsız bütün o yazdığım yazıdan sadece bu anlamı çıkarabilmek!!!!!!
Tontontombo, teşekkür ederim.İşyerimi genelde seviyorum, diğer çalışanlar çok yardımcı oluyor bana, hepsi çok sıcak davranıyor, olumsuz ufak tefek şeyler olsa da üzerinde durulacak şeyler değil...
Bugün çok daha iyi geçti mesela, hem o kadar yoğun değildik bir ara bazı dosyaların nasıl işlendiğini öğrenme fırsatım oldu hem hastalar biraz daha azdı düne göre daha az yoruldum ki işten sonra eve gelmek yerine kayınvalideme gittim çocuğumla kocamı görmeye :O) Dediğin gibi kendime bir ay vereceğim ki her şey rayına otursun :O)
Sevgiler...
an olur bir kişi karşına çıkar iyi ki buradayım dersin an olur bir denyoya rastlarsın niye buradayım dedirtir. aynen yukarıda olduğu gibi.yaşanılanları bilmeden yorumlamak... 5. günde insan sıkılabilir bunalabilir o gün hasta olablir aslında İK kurallarına bir insanın masasına alışması bile 2 hafta sürer. bu yüzden yaşadığın çok normal bir süreç kendini oraya ait hissetmemen de normal hatta bu sürece bu yüzden oryantasyon süreci denir. umarım reel yaşamda da yukarıdaki anonim gibi tribal tiplerle karşılaşmazsın. gerçekten işi çekilmez yaparlar. sıkılrsın sıkılmazsın çalışırsın çalışmazsın kime ne allahım ya yarattın bari takip et derler ya o hesap
Adsız,yazdığın her cümlenin altına imzamı atarım ben de :O)
Burcu merhaba,
Mesleğin gerçekten zor.İnsanların en hassas oldukları duygularıyla uğraşıyorsun. kendi canlarının acısından karşılarındaki kişiden her zaman hastaya gösterilmesi gereken şefkatle yaklaşılmasını istiyorlar. ama bir süre sonra bu hassaslıklarını kullanmaya başlayanlarda olmuyor değil.en yakın arkadaşımda aynı senin büyük bir hastanede senin görevinde çalşıyor.Çok güleryüzlü ve sabırlıydı her zaman.Ama nedense bunca sene sonunda o da tükenmeye başladığını söylüyor zaman zaman.Ama yinede çalışanlarında hasta olabileceğini, acıkabileceğini,üzülebileceğini kısaca insan olduğunu hissettiren hastalar olduğunda insana çalışmaya devam gücü verdiğini anlatır bana.Kolay gelsin.
izmirden şeniz (angel) http://mvbln.blogspot.com
Angel,ben genelde onların hasta olduklarını unutmamaya çalışıyorum. canlarının zaten acıdığını,dertli olduklarını aklımdan çıkarmayınca güleryüz göstermek daha kolay oluyor. bir de kendimi onların yerine koyuyorum, ben hasta olsam, doktora gitmiş olsam nasıl bir davranış beklerim karşımdan diye düşünüyorum, ona göre davranıyorum... bu arada poliklikten polikliniğe de fark ediyor.son dört gündür kadındoğumdaydım oraya gelenlerin çoğu yeni hamile kalanlar ya da doğurmak üzere olanlar olduğundan genelde üzüntü, sıkıntı yerine heyecan ve mutluluk oluyor herkeste :O)
Yorum Gönder